Avrupa Konseyi Genel Sekreteri'nden, Şentop'un 'başörtülülere ayrımcılık' mektubuna yanıt

1 ay önce 16
Avrupa Konseyi Genel Sekreteri'nden, Şentop'un 'başörtülülere ayrımcılık' mektubuna yanıt

Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Buric, Meclis Başkanı Şentop'un başörtüsü takan kadınlara yönelik ayrımcılıkla mücadele kampanyasının, Fransa'nın itirazları üzerine sonlandırılmasından duyduğu rahatsızlığı ilettiği mektubuna yanıt verdi. Buric mektubunda, projeyi sonlandırmak gibi bir niyeti olmadığını, olayın yanlış yönlere çekildiğini ve daha dikkatli olacaklarını belirtti.

TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Buric'e, Konseyin Kapsayıcılık ve Ayrımcılıkla Mücadele Birimi'nin başlattığı, başörtüsü takan kadınlara yönelik ayrımcılıkla mücadele kampanyasının, Fransa'nın itirazları üzerine sonlandırılmasından rahatsızlık duyarak bir mektup gönderdi.

Mektubunda Avrupa'da, aralarında Türkiye'nin de bulunduğu 47 devleti, Avrupa Konseyinin, söz konusu devletlerin ülkelerinde yaşayan 800 milyondan fazla insanın temel hak ve özgürlüklerinin korunması noktasında önemli bir işlevi yerine getirdiğini belirten Şentop, "Söz konusu özgürlüğün kullanım şekillerinden dini saiklerle baş örtülmesinin, Avrupa Konseyinin temelini oluşturan insan hakları kapsamına dahil olduğu konusunda tereddüt bulunmamaktadır" dedi.

Şentop, son yıllarda özellikle Avrupa'da başörtüsü takan Müslüman kadınların, İslamofobi'nin ve yabancı düşmanlığının tetiklemesiyle gerek kamu kurumları gerekse kişiler ve özel kuruluşlar tarafından çeşitli nedenlerle ayrımcılığa ve kimi zaman nefret suçu derecesine ulaşan haksız uygulamalara maruz bırakıldığını aktardı.

Şentop, Avrupa Konseyinin temelini oluşturan insan haklarının korunması ve geliştirilmesi adına takdiri hak eden bu girişimin, Avrupa Konseyine ev sahipliği yapan Fransa'da bazı siyasetçilerin dile getirdiği politik mülahazalar üzerine sonlandırıldığını anımsattı.

"SONLANDIRILMASI ŞOKE EDİCİ"

Şentop, "Başörtüsü takan kadınlara karşı yapılan ve Avrupa genelinde yayılma gösteren ayrımcılığa karşı başlatılan anlamlı kampanyanın, Avrupa Konseyi tarafından bir üye devletin siyasi mülahazaları dikkate alınarak sonlandırılması şoke edici" diye konuştu.

Şentop, Avrupa Konseyinin yöneticileri tarafından, aralarında Fransız bakanların da bulunduğu politikacıların yönlendirmesi doğrultusunda alınan böyle bir kararın, her şeyden önce "Konsey Sekretaryasında çalışan tüm memurların görevlerini hiçbir ulusal mülahazadan etkilenmeksizin yerine getireceklerini" ve "taraf devletlerden hiçbirinin, görevlerini yerine getirirken Konsey Sekretaryasını etkileme girişiminde bulunmayacağını" öngören, Avrupa Konseyi Kurucu Anlaşması'nın 36. maddesine açıkça aykırılık oluşturduğuna dikkat çekti.

Şentop mektubunda, "Umulan bu pratiğin acilen düzeltilmesi, münferit bir olumsuz örnek olarak kalması ve tekrarlarının yaşanmaması. Bu ancak Avrupa Konseyi Sekretaryasında görev yapan yetkililerin ve tüm taraf devletlerin Avrupa Konseyi Kurucu Anlaşması'nda belirlenen ilkelere sıkı sıkıya bağlı kalmaları durumunda mümkün. Bu vesileyle temel ilke ve değerlerimiz çerçevesinde ortak tutum geliştirebileceğimizi ümit ederim" dedi.

"PROJEYİ SONLANDIRMAK GİBİ BİR NİYETİM YOK"

Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Buric, Meclis Başkanı Şentop'un mektubuna cevap yazdı.

Avrupa Konseyinin, kendini tüm Avrupalıların düşünce özgürlüğü, vicdan ve din de dahil insan haklarını ve temel özgürlüklerini korumaya, bu hak ve özgürlüklerden Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi doğrultusunda, ayrımcılık olmaksızın her koşulda yararlanılmasına adadığını belirten Buric, "İnsan hakları için yapabiliriz" adlı projenin, Avrupa Konseyi değerleri ile uyumlu olan bir amaç, yani bir kişi veya gruba karşı nefret ve ayrımcılığı teşvik eden ifadelerle mücadeleye kapsamlı bir yaklaşım güttüğünü bildirdi.

Proje çalıştaylarından birinde katılımcıların, dini kıyafetler giyilmesi suretiyle dini kimliğin ifade edilme özgürlüğü üzerine odaklanmayı tercih ettiklerini, bilhassa birçok kez ayrımcılığa uğrayan İslami başörtüsü takan Müslüman kadınların klişeleştirilmelerine ve damgalanmalarına karşı çıkmak adına mesajlar üretmeyi arzu ettiklerini aktaran Buric, şunları söyledi:

"Katılımcıların hazırladığı ve sosyal medyadan iletilen mesajların bazıları yanlış yorumlamaya açık. Mesajlardan haberdar olunca kaldırıldıklarından emin olup, Avrupa Konseyinin bu konudaki duruşunu açıklığa kavuşturdum. Projenin iletişim yönlerini yeniden gözden geçirmeleri, sunulma yöntemlerini dikkatlice ele almaları ve hedefleriyle Avrupa Konseyi değerlerinin düzgün yansıtılması için meslektaşlarıma talimat verdim. Şüpheniz olmasın projeyi sonlandırmak gibi bir niyetim yok."

Buric mektubunda son olarak, "Ayrımcılıkla Mücadele İdari Komitesi ile Medya ve Bilgi Toplumu İdari Komitesi'nin nefret söylemleriyle mücadele için yeni bir Bakanlar Kurulu tavsiyesi oluşturduklarına, ayrıca ırkçılık ve hoşgörüsüzlük karşıtı Avrupa Komisyonunun, Müslüman karşıtı ırkçılık ve ayrımcılığın önlenmesi ve mücadele edilmesine ilişkin revize edilmiş bir 'genel politika tavsiyesi' hazırladığına dikkati çekmek istiyorum. Bu Müslümanlara, ayrıca Müslüman kadınlara karşı nefret ve ayrımcılıkla mücadeleye ilişkin faaliyetlerimizi daha da güçlendirecektir" dedi.

Tum Makaleyi Oku