Kuraklık tehlikesi kapıda: Ağaç sayısını yüzde 20 artırmak, yağışlarda yüksek bir artış sağlayabilir

2 aylar önce 16
 Ağaç sayısını yüzde 20 artırmak, yağışlarda yüksek bir artış sağlayabilir

Küresel ısınma ve insan faaliyetlerinin sonuçları tüm dünyada oldukça şiddetli bir şekilde hissediliyor. Aralarında Türkiye’nin de yer aldığı pek çok ülke geçen yıldan bu yana yağışlarda büyük düşüşler gördü. Yeni bir çalışmaya göre Avrupa kıtasındaki ağaçları yüzde 20 artırmak, yaz yağışlarında yaklaşık yüzde 8’lik bir artış sağlayacak. Araştırmacılar, özellikle Türkiye’nin de kıyısı bulunduğu Akdeniz’in kritik bir durumda olduğunu ve ormanlık arazilerin artmasından çok fayda sağlayabileceğini ortaya koydu.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün yağış ve sıcaklık analizi raporlarına göre, 2021 yılı mayıs ayı son 50 yılın en sıcak mayıs ayı oldu. Yağışlar normaline göre yüzde 56, geçen yılın mayıs ayı yağışlarına göre yüzde 66 azaldı. Haritalarda, Türkiye'nin büyük bir bölümü 'olağanüstü kurak', 'çok şiddetli kurak', 'şiddetli kurak' olarak gösterildi.
Ancak, Nature Geoscience dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma göre, Avrupa kıtası genelinde yüzde 20 daha fazla ağaç dikmek sadece iklim değişikliğinin etkilerini ortadan kaldırmaya yardımcı olmakla kalmayacak, aynı zamanda kıtanın ve Türkiye’nin kıyılarının da olduğu Akdeniz’de yağışı artıracak.
Araştırmacılar, orman oranını artırarak arazi örtüsünde meydana gelecek değişikliklerin kuraklık üzerinde  “önemli' bir etkiye sahip olabileceğini ve aynı zamanda yaz aylarında yağış miktarını ortalama yüzde 7,6 oranında artıracağını açıkladı.
Çalışmanın yazarları, "Küresel ısınmaya uyum için arazi yönetimi stratejileri geliştirirken bitki örtüsünün neden olduğu yağış değişikliklerinin dikkate alınması gerektiği sonucuna varıyoruz" dedi. Uzmanlar, ağaçların karbon depoladığını belirterek, kıtadaki yüzde 29’luk bir artışın insanların yılda saldığı yaklaşık 43 milyar ton karbondioksitin önemli bir bölümünü ortadan kaldırabileceğini söyledi:
"Avrupa genelinde ağaçlandırma nedeniyle yağışta yerel bir artış olurken, ağaçlandırma kışın rüzgar yönünde yağışları daha da azaltabilir. Bununla birlikte, ağaçlandırma, tarım arazisi yerine ormanların sağladığı daha yüksek nem nedeniyle yaz aylarında rüzgar yönündeki yağışları artırır. Genel olarak, sonuçlarımız ağaçlandırma gibi arazi örtüsü değişikliklerinin orta enlemlerde hem yerel hem de daha fazla rüzgar yönünde yağışları önemli ölçüde değiştirebileceğini vurguluyor.”
Diğer taraftan, bilim insanları bazı ülkelerin diğerlerinden daha uygun olduğuna işaret ederek, her Avrupa ülkesinin ormanlık alanlarını gerçekçi bir şekilde yüzde 20 artıramayacağını kabul ediyor. Arazi verilerini inceleyen araştırmacılar, bu nedenle özellikle Britanya Adaları, batı ve güney Fransa, Portekiz, İtalya ve Doğu Avrupa'nın ağaçlandırma için uygun olduğunu buldular. Çalışmanın ortak yazarlarından ETH Zürih'ten Ronny Meier, Akdeniz gibi alanların ağaç popülasyonunda en çok artışa ihtiyacı olduğunu söyledi.
Meier, "Muhtemelen yağışla ilgili olarak beklediğimiz en tehdit edici küresel ısınma sinyali, Akdeniz gibi Avrupa'nın güney kesimlerinde beklenen yaz yağışlarındaki bu düşüş. Çalışmamıza göre, ağaçlandırma bölgedeki yağışta bir artışa yol açacak. İklim değişikliğinin olumsuz etkilerine uyum sağlama açısından muhtemelen en çok faydayı Akdeniz sağlayacak” diye konuştu.  Öte yandan, yani çalışma yüzde 20’lik bir ağaçlandırmanın  tarım arazilerini olumsuz etkilemeyeceğini ortaya koydu. Çalışmanın yazarları, "Kara yüzeyinin yüzde 20'sinin ormanlaştırılması, kuzey Avrupa'da kışın rüzgar yönündeki yağışları azaltıyor. Batı ve güney Avrupa'nın kıyı bölgelerinde ise yağışları artırıyor" dedi.
Belçika’daki Özgür Brüksel  Üniversitesi’nden profesör Wim Thiery, 2015 Paris İklim Anlaşması'nın hedeflerinden biri olan 1,5 derecelik küresel sıcaklık artışının önüne geçmek için  ağaç dikmenin tek çözüm olmadığını, ancak yardımcı olabileceğini söyledi. Thiery, "Ancak emisyonlarımızı azaltmak yeterli olmayacak: 1,5 derecelik ısınmanın altında kalmak istiyorsak, karbonu atmosferden aktif olarak çıkarmamız gerekecek. 'Bu açıdan bakıldığında, ağaç dikmek bu negatif emisyonların oluşması için potansiyel bir aday olarak ortaya çıkıyor. Ancak ağaç dikmek asla karbon emisyonlarımızı mümkün olan her şekilde azaltmak için harekete geçmemek için bir bahane olmamalıdır” diye konuştu.
Tum Makaleyi Oku